
Ben oyuncaklarla oynamayı bayaa geç bıraktım arkadaşım, hatta yaşıtlarımın sevişmeye falan başladığı yıllardı sanırım, bi gün perdeleri açık bırakmışım odanın, karşı apartmandan bi arkadaşım ortalıkta benim oyuncakları görmüş "lan olm sen haala oyuncak mı oynuon laaan, ehiehi!" demişti de başımdan dökülen kaynar suların durmasını beklediğim bi kaç saniyenin akabinde, "yok olm ya a.k. misafir geldi de onnarın piçler oynadı ortada bırakmış götoolanları" demiştim can havliyle... Neyse işte geçenlerde valide eski oyuncaklarımın durduğu bi koli bulmuş, e biliyo tabi oğlunun huyunu, "alıcağın varsa al aradan gerisini fakire fukaraya vericem" dedi, ben de hiç düşünmeden favorilerim olan "mekanik adamlar" a atladım hemmen, ne vercem lan elin sümüklüsüne onca yılımız geçmiş alla allaaa! Fotoğraftakiler şu an işyerinde masamda duruyo, arada mööö falan die bağırdığımda iş arkadaşlarımın garibine gidio tabi ama alışırlar napiyim. Bi tarafının çocuk kalması iyidir insanın, bi kendi bi de sevdiklerinin yaşı ilerledikçe anlıyo insan çocukluğun değerini, hergün çocukluk anılarına bi yenisini katmanın önemini. Bugün ööle bi gün işte, sevgili denizcik (kaşla göz arasında asno afortunado'yu ayartsa da haala minik bi kız gibi valla benim gözümde) çocukluk anılarına bi yıl daha ekledi, öpüyoruz ve yıldızlararasında uzuuuuun mutlu bi hayat diliyoruz efenim sizin için jah'a...








