Perşembe, Kasım 10, 2005

Olur bööle şeyler...



Bi anda gözümde ilkokul yıllarımdan bi gün canlanmıştı 10 kasım törenleri
sebebiyle heykelin altında ekşittiği kıpkırmızı yüzü ile ufak ufak
kıpırdanarak kendine verilen nöbet görevini yerine getirmeye çalışan
ama her halinden az sonra altına edeceği belli olan veledi gördüğümde;

Ailemin memuruyeti sebebiyle bulunduğum şirin bi ilçeye, şirin bi
Turgut Özal'ın gelecek olması sebebiyle, sabahın köründe ve
kışın ayazında onlarca veled ilçe meydanına dizilmiştik. İlk yarım saati,
dersten yırtmanın keyfiyle zevkli geçen bu zorunlu bekleyiş, soğuğun ve
ayakta bekleme süresinin artmasıyla hafif hafif ızdıraba dönmeye başlamıştı.
Bi de Turgut Özal'ın koşarak geleceğini düşündüğüm için (Emin Çölaşan
"Turgut nereden koşuyor?" die bi kitap yazmıştı o dönem)pek de fazla
bekleyeceğimizi sanmıyordum ilk başlarda.

Yaklaşık iki saatlik bi bekleyişin ardından soğuğa ve ayakta beklemenin
verdiği yorgunluğa bi de çişimin gelmesi eklenmiş, ben de o dönem
çok geniş olmayan küfür dağarcığımla artık gözümde pek sayın olmayan
sayın Turgut Özal'a saydırmaya başlamıştım. Sevgili öğretmenlerimiz
sayın başbakanın sağda solda işeyen öğrenciler tarafından karşılanmasının
pek hoş olmayacağını düşünmüş olsa gerek ki, çişe gitmemize de izin
vermemişlerdi. Bekleyişimizin yaklaşık üçüncü saatinde öğretmenimiz
"Çocuklar, sayın başbakanımızın işi çıkmış gelemiicekmiş, ee başbakan bu
boru diil, hadi okula dönüyoruz" demişti. Başbakanın gelememesi ve okula
dönecek olmamız beni nasıl rahatlatmıştı anlatamam, soğuğu unutmuştum,
adeta içimi bi sıcaklık kaplamıştı. Çok geçmeden arkadaşlarımın
gülüşmelerinden bu rahatlamanın ve sıcaklığın gerçek sebebini
acı da olsa anlayabilmiştim. Öğretmenimiz "Olur bööle şeyler, çocuklaar
gülmeyin bakiiim arkadaşınıza, aaaaa!" diyerek sırtımı sıvazlarken,
ben ileride Turgut Özal'a düzenleyeceğim suikastin planlarını yapmaya
başlamıştım bile...

3 yorum:

sersemtavuk dedi ki...

şirin bir turgut özal?
ahah!

zazoo dedi ki...

iieveet, tam bi şirinlik abidesiydi o zamanlar gözümde, oyuncak ayım bir o ikiydi, o yaşta oyuncak ayıyla işin ne idi demeyiniz...

deepness dedi ki...

çocuktuk, ufacıktık, her ne yaptıysak çocukluktan yaptık..:) Şimdi kocaman olduk. Tüh, neye sığınıcaz şimdi biz, mazaretimiz de yok:)